![]() |
| Foto: Oğuz Kurdoğlu |
|
Rize İli’nin de içinde bulunduğu Doğu Karadeniz Bölümü,
herhangi bir medeniyete merkezlik yapmadığı gibi, ilk çağda doğup gelişen
medeniyetlerin ve bu çağda kurulan devletlerin de etki alanı dışında
kalmıştır. Doğu Karadeniz’in başka bir özelliği ise güneyden zor geçit veren
yüksek dağlarla çevrilmiş olması ve batıdan doğuya, doğudan batıya geçişi
engelleyen ve zorlaştıran derin vadiler ve her mevsim bol sulu akan
ırmaklarla kesilmiş olmasıdır. Buna karşılık yapılan yüzey araştırmaları
bölgenin yontma taş çağından sonra iskan gördüğünü ortaya koymuştur. M.Ö. 8.
yy’dan başlayarak bölge Milet ve Fenikeli denizciler tarafından sıkça
ziyaret edilmiş bu arada kolonileşmeler başlamıştır. M.Ö. 650-550 yılları
arasında Milet’lilerin Karadeniz kıyılarında 100’e yakın koloni kurdukları
bilinmektedir. |
![]() |
| Foto: Oğuz Kurdoğlu |
|
Osmanlı İmparatorluğu Dönemi: Rize ile ve bu
araştırmaya konu olan Çamlıhemşin ve çevresinin Osmanlılara geçmesi 1509’da
gerçekleşti. Rize, Osmanlı Devleti zamanında da liman, nahiye ve kaza
merkezi olarak önemini korumuştur. Fetihten sonra bölgeye Çorum, Amasya,
Tokat, Sivas, Karaman ve Maraş’tan getirilen müslüman Türk ahali
yerleştirilmiştir. Rize merkezinden başka Pazar kazasının 30 köyü, Hemşin
İlçesinin ise 34 köyü bulunuyordu. Hemşin’in üç beldesi (nahiyesi) Hemşin,
Karahemşin ve Eskanos (Kaptanpaşa)’idi ve iki kalesi vardı: Kale-i Bala
(Varoş) ve Kale-i Zir (Aşağı Kale: Zil Kale). Yukarı kalede 40 nefer aşağı
kalede ise 30 nefer bulunuyordu. Kaynak : www.Kackarlar.Org |